Cumartesi , 31 Temmuz 2021

HALİN SÖZE GALEBESİ

Nevin SEVÜK

Olur da bir gün şahit olmaktan çıkıp sözü eyleme meyledersem düzelir, değişir mi ki?

Nerde başlar suskunluğum, nereden başlamalıyım utanmaya, haykırmaya 1915, 1938, 1990, Çorum’a, Sur’a…

Yan yüreğim yan!

Yan savrul kül misali karış rüzgara, dök utancını suya, toprağa.

Dün ona buna idi, bugün zalimin zulmü bana  reva.

İçim yangın yeri, aklın girdabında döner durur bir Aşık Mahsuni:

Yetim sırtından doyan doyana

Doyan doyana

Gönül bu oyuna nasıl dayana?

Yiğit muhtaç olmuş kuru soğana

Bilmem söylesem mi, söylemesem mi?

Bilmem söylesem mi, söylemesem mi?

Malum bizim suskunluğumuz ezeli. Eveli yad ederek kalmayalım diyerek, gelelim şimdi bugüne….

Günlerdir hesap soran sorana, mecliste, kürsülerde, balkonlarda afişler, hele hele sosyal medyaya sürülen geyikler…

İrademizi, irademizin onurunu temsil etsinler diye teslim ettiklerimiz de koyulmuşlar bizimle ah-vah çekmeye gel de seyreyle.

“Bilmem söylesem mi söylemesem mi?”

Efendim, insanımızın gözü-kulağı bağlanıp, nutku sıkılırken de; ırkçı, tektipçi bu ceberrut rejim toplumun başına çöreklenirken de takipçisiydin.

2013’ün 17-25 Aralık’ında daha nice milyar dolarlar seri seri ayakkabı kutularında taşınırken de.

Hırsızın, soysuzun tapelerini kürsülerde boy boy dinletirken de takipçisiydin.

Başçalan ve şehzadesi aklanırken de.

15 Temmuz kontrollü darbedir ve Erdoğan’ın kendisidir, hesap sormazsam namerdim derken de sendin, 15 Temmuz’un devriye-i senesinde Yenikapı’da ‘Başçalan’la saf tutan da sen.

Biz Man Adası’nı haritada arayıp koordinatlarını ezberedururken, önce beceriksiz, pısırık sen; sonra biz, bugün artık aleni yapılanı daha dünden bir güzel hazmettik alimallah!!!

Bugün kalkmış oraya buraya pankart asıyorsun, indirileni tekrar asmak için indirenlerin köşeyi dönmesini, karanlığın basmasını bekliyorsun. Daha dün Gergerlioğlu’nun yaka paça yerde sürüklene sürüklene indirildiği kürsünün önüne ölümden öte köy yok diyerek dikilip çeper olmuyorsun, bugün o kürsüye afişle çıkıyor, hesap soruyorsun:128 milyar dolar nerede?

128 milyar dolar nerede ha?

128 milyar suya düştü.

Su nerede?

İnek içti?

İnek nerede?

Dağa kaçtı?

Dağ nerede?

Yandı bitti kül oldu, sür eşeğini Niğde’ye…

 

Dert bir değil ki üfleyip savurayım rüzgâra.

Bir diğeri çıkmış avaz avaz bağırıyor; söyle, sen söylemezsen ben açıklarım. 128 milyar dolar nerede?

Hay sizi gidi çürümüş rejimin yedek lastikleri!

Hele şöyle kenarda, kıyıda, yedekte bekleyedursun lal-topal muhalefet, biz gelelim asıl mevzuya…

Gidecekler!

Zorbanın içinde debelenip durduğu bu kokuşmuş sistemin bugün yarın kendi kendini feshine ramak kaldı.

Eyyy Ahali,

Yerli araba üretiyoruz….(halkta tık yok)

Karadeniz’de gaz bulduk…(tık yok)

Gara, şehitlerimiz, köklerini kurutacağız… (tık yok)

Gel, yeni-milli insan hakları eylem planına gel…(tık yok)

HDP’yi kapatacağız…(tık yok)

Hadi gözümüz aydın, İstanbul Sözleşmesi’nden kurtulduk…(tık yok)

Darbe var darbe… (tık yok)

İftarda yer sofrasında üç tepsi… (tık yok)

Bakın burası çok önemli, Ay’a sert iniş yapacağız…(tık yok)

Ortada ne göt kılıyım diyen teyzenin sesi,

ne beyaz çarşafları koca cüsselerine kefen diye sarmış Çarşıbaşı Akgençliği…

Hacı, Ay’a değil de patates-soğan haline oldu sert inişin. Aç insana ideoloji satamazsın, din ile açlıktan gurulduyan mideyi susturamazsın.

Gidiyorsun!

Ne diyordu emmin Demirel: “Mutfağın yıkamayacağı iktidar yoktur.”

About Nevin Sevük

Nevin Sevük

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir